28 Eylül 2016 Çarşamba

***KIRMA (GÖÇMEN BÖREĞİ)***




Herkese merhabalar 
Yapımı çok basit ama yemesi çok keyifli bir tarifim var bugün size. Ve karşınız da Kırma börek
Bu böreği ilk kez eşimin rahmetli babaannesinin elinden yemiştim. Kendisi her bayram gittiğimiz de mutlaka bu börekten ikram ederdi.Babaanneyi kurban bayramı arefesinde toprağa verdik. Allah rahmet eylesin

Gelelim tarifimize

MALZEMELERİMİZ
4 Yufka

İçine;
Lor peyniri
1 Su bardağı süt
1 Çay kaşığı tuz
4 Yemek kaşığı sıvı yağ

Üzerine;
4 Yemek kaşığı yoğurt
4 Yemek kaşığı sıvı yağ
1 Adet yumurta sarısı
1 Çay kaşığı tuz

Öncelikle tepsimizi sıvı yağ ile yağlıyoruz. Bir kabın içinde  süt,tuz ve sıvı yağı karıştırıyoruz. İlk yufkamızı seriyoruz. üzerine hazırladığımız bu karışımdan 3 4 yemek kaşığı gezdirip yağlıyoruz. Daha sonra üzerine lor peynirini dağıtıyoruz. İki tarafından da pile şeklinde katlayıp 4 er parmak kalınlığından kesip yağlanmış tepsimize diziyoruz. Diğer 3 yufkayı da aynı  şekilde hazırlıyoruz. Daha sonra bir kase içinde üzeri için  hazırladığımız malzemeleri karıştırıyoruz tepside ki böreğimizin her tarafına sürüyoruz. 180' de üzeri iyice kızarana kadar pişiriyoruz. 







Pişmiş halini çekmeyi unutmuşum o yüzden atamıyorum :)  İşte bu böreği bu eller yapıyordu bir zamanlar....



Beni instagram hesabımdan takip etmek için 
Ayda'dan Sevgiler

21 Eylül 2016 Çarşamba

YOOMİ BİBERON DENEYİMİ




Herkese merhabalar
Şimdi sizi bir biberon ile tanıstırmak istiyorum eminim içinizde bilenleriniz vardır. Bilmeyenler için bir kez de ben yazıyorum Doğum yapmadan önce bi kaç yerde karşıma çıkmıştı yoomi biberon ama şuanda ki fikrim şu ki anneler için bir mucize... Hatta yüzyılın icadı :)
Neden mi?

Yoomi biberon
Bir kere tasarımcıları Farah ve Jim biberonu kendi kızları Niall içi  tasarlamışlar ve ilk kızların da denemişler o yüzden  bence güvenli bir biberon.. Çünkü kimse bebeğini tehlikeye atmaz.
İkincisi eğer talimatları okuyup ve gerekli şekilde kullanırsanız mama veya  süt tamda bebeğinizin içebileceģi sıcaklıkta.  Bence buda anneler için  büyük kolaylık .Hatta  eşinin dinlenmesi için ona fırsat veren mükemmel babalar içinde kullanım kolaylığı sağlıyor.
Üçüncüsü biberon ağzı anne göğsünden ilham alınarak hazırlanmış bebeğin kolay kavraması için çok uygun. Bir çok bebek anne sütü alırken mama destekli büyüyor ve bu durumda biberon ile beslenen bebekler bazen anne göğsünü reddedebiliyor. Biberon ağzı ile bunun önüne geçilmek  istenmiş ve bence çok başarılı.Ayrıca antikolik özelliğe sahip yani gaz yapmıyor.

Gelelim biberon kullanım şekline.
Öncelikle biberonumuzu steril hala getiriyoruz.. Yoomi ısıtıcıyı şarj ediyoruz. Ben mikrodalga fırın  kullanarak sarj ettim .Ama siz kaynatarakta şarj edebilirsiniz.Şarj ettiğimiz aküyü biberonumuza takıyoruz ve kullanmak istediğimiz zaman üzerine de ki düğmeye basmamız ve çalkalamamız yeterli. 60 saniye için de mama veya anne sütü ideal sıcaklığa geliyor.
Ben mama kullanmıyorum Mustafa Ata'ya sadece anne sütü veriyorum.Ama emziremeyeceğim durumlar önceden sağılmış sütler ve yoomi biberon tam bir kurtarıcı. 

Siz de yoomi biberon ile tanışmak isterseniz
instagram üzerinden




1 Eylül 2016 Perşembe

MUSTAFA ATA'NIN DOĞUM HİKAYESİ



Herkese merhabalar

Oğlumun doğumundan bu yana yazı yazamadım çünkü birbirimize alışmamız ve Mustafa Ata'nın düzenini kurmamız gerekiyordu... Birbirimize çok ihtiyacımız vardı... Çok şükür ki şimdi her şey yolunda ve bloğuma oğlumun doğum hikayesi ile başlıyorum... 
 Hamileliğimin başında bu yana 1 aylık bulantılarım dışında herhangi bir olumsuzluk yaşamadım.. Harika bir hamilelik geçirdim... Doktorumun suyumun fazla olduğunu söylemesi, erken doğabilir ihtimallerine rağmen gebeliğimde 38. haftayı görmüştük. Ta ki 25 Haziran sabah saat 05:20 ya kadar. Huyumdur gözümü açınca önce telefonda saate bakarım... Tuvalet ihtiyacı ile kalktığımda tuvalete bir şeyin düştüğünü fark ettim. Baktığımda çok az kanamam vardı.. Bunun kanlı nişan dedikleri doğum belirtisi olduğunu biliyordum. Hemen eşimi uyandırdım ve hastanenin yolunu tuttuk.. Hastaneye gittiğim de hemen beni muayene masasına aldılar. Açılma yoktu, ardından nst'ye bağlandım sancılar başlamıştı. Bir süre bekleyip yeniden muayene masasına aldılar tekrar muayene ve hala açılma yoktu. Doktor istersem yatış yapabileceğimi açılma başlasın diye bekleyelim yada istersen evine git sancıların artması durumunda gelmemi söyledi çünkü bu sancı doğum için yeterli değildi. Tabi ki ben muayene masasına ikide bir çıkmaktansa evime gidip temiz temiz sancı beklemeye razı oldum :)
Günlerden cumartesi ben evde oturup sancı bekliyorum ama ne gelen var ne giden. Ardından annemleri aradım çünkü onlar başka bir şehirde yaşıyorlar. Akşam annem, babam , kayınvalidem ve kaynım geldi. Oturup hep beraber sancı beklemeye başladık :) Ve benim sancı da en ufak bir artış yoktu.. Pazar günü oldu bende durum hala ayni şimdi diyeceksiniz ki nasıl durdun evde delimisin. İnanın hiç kalbimi bozmadım korkmadım çünkü bebeğimin hareketlerini hala çok net hissediyordum. Ondan  da biraz cesaret aldım sanırım. Pazartesi günü kendi doktorumla randevum vardı. Pazartesiye kadar dayan diye sürekli oğlumla konuşuyordum :) Pazartesi oldu biz bütün aile hastanedeyiz... Doktorum muayene etti sancı devam ediyor ama açılma yok, yarın sabah seni sezeryana alıyorum hazır ol dedi :) İşte o zaman heyecanlandım. 9 aydır beklediğim gün gelmişti. Oğlumla kavuşmaya 24 saatten az kalmıştı. Eve gelip bittiğini sandığımız eksikleri tamamladık. Ailemiz yanımızda ama benim ayaklar yere basmıyor.Tabi eşim de aynı durumda. Pazartesi akşam ne yediğimden bir şey anladım ne içtiğimden. Uyudum dersem de kocaman bir yalan söylemiş olurum.. 
Ve 28 Haziran 2016
Salı sabahı erkenden uyandım duşumu aldım saat kuaföre gidemeyecek kadar erken olduğundan saçlarımı ördüm.
Artık oğluma kavuşmak için hazırım.
Hastaneye gittiğimde öğrendim ki ilk ben doğuma alınacağım hemen hazırlıklara başladık. Üzerime ameliyat önlüğünü giydim ben ne olduğunu anlamadan sedyeye yatırıldım. Evet doğuma gidiyordum... Yıllardır emek verip hastane hastane koşturup uğraştığımız bebeğimi kucaklamama çok az kalmıştı. Ameliyathanede çok sıcak karşılandım. Hele bebeğimin tüp bebek olduğunu öğrenen ameliyathane çalışanları benimle inanılmaz ilgilendiler. Spinal anestezi ile belden uyuşturuldum. Tamamen uyumadım. Ki bu benim çok istediğim bir şeydi çünkü ben bebeğimin rahmime yerleştirildiği ana şahit oldum. Doğumunu da görmek isterdim elbette ki. Doktorunda gelmesiyle doğum başladı. Ellerini hissediyordum ama en ufak bir acı yoktu tabi ki. Saat tam 09:40 ta canım oğlum doğmuştu. Oğlumun ağlama sesini duyuyordum ve bende ağlamaya başladım. Anne olmuştum canım oğlum yanımdaydı. Onu gördüğümde gözlerime inanamadım bu benim bebeğim mi demiştim...Ve dilimdeki duam allahım çok şükür bugüne... dileyen isteyen herkese bu mutluluğu nasip et.
Hiç inanmazdım mutluluğun bir bebeğin ağlama sesinde  saklı olacağına. Duygularımı anlatmam imkansız tarifi yok hissettiklerimin. Evimizde bir altın topumuz var artık. Mutluluğumuza mutluluk katmaya gelmiş. Hoş gelmiş ♡

9 ay boyunca yazdım bloğa,
beni buradan instagram hesabımdan takip ettiniz. Benim gibi tedavi olan bir sürü arkadaşımla tanıştık sohbet ettik. Tedavileri pozitif sonuçlandı bir çoğunun... 

Negatif sonuçlanan da oldu ama size şunu söylemeliyim asla umudunuzu yitirmeyin.. Ben yitirmedim mi evet yitirdiğim zamanlar oldu. Ama inanın bir gün olacak. Ve sizin bebeğinizde kısmetiyle size gelecek...
Ayda'dan sevgiler
Beni instagram hesabımdan takip etmek için 




20 Haziran 2016 Pazartesi

***OĞLUM MUSTAFA ATA'YA


           
Oğlum...
Ne güzel bir kelimeymiş birine oğlum demek..Hele ki doğmamış bir bebeğe kokusunu içime çekememişken henüz oğlum, yavrum diye sevmek ne güzelmiş...
Canım oğlum Mustafa Ata'm.. Biz babanla yıllarca bir çocuğumuz olsun diye hastanelerde uğraştık. Çeşitli yöntemler farklı ilaçlar denedik. Çok yorulduk çok yıprandık ama sana hamile olduğumu öğrendiğim de bütün yorgunluklarım bitmişti.Ondan sonra tek düşündüğüm seni sağlıklı bir şekilde kucağıma alabilmek..
Benim sana anlatacağım farklı bir hikayem var aslında. Biz seninle normal şartlar da bir beden de buluşamadık. Sen bir tüp bebeksin. Bu senin ilk ultrason görüntün.Sen işte bugün benim rahmime yerleştirildin (20 Eylül 2015). Biz o günden beri bir beden de iki can olduk.Ben senin rahmime yerleştiğin ana tanıklık ettim.Ondan sonra da sürekli konuştum seninle. Lütfen orada kal bana tutun senin orada olduğunu bilmeye ihtiyacım var gibi cümleler kurdum. Çok şükür ki 12 gün sonra ki kan testim de sen oradaydın.. Günlerden 2 Kasım 2015.
2 Kasım bizim için hep önemli olmuştur. Çünkü 2 Kasım da baban memur oldu göreve başladı. Ve biz o tarihten sonra evlilik hazırlığına başladık. Yani sende bizim uğurlu günümüz de hayatımıza girdin.
Baban benim hayatımın aşkı. Evlenebilmek için verdiğimiz mücadeleleri sana büyüdüğünde anlatırım. Çünkü o apayrı bir mektup konusu :)
Seni o kadar uzun zaman bekledim ki.. Anne olmayı sevdiğim adamdan bir çocuk sahibi olmayı her şeyden çok istedim. Çok şükür ki şimdi karnımdasın orada olduğunu biliyorum. Çünkü bu mektubu yazarken bile içeride tepiniyorsun. Kavuşmamıza çok az bir zaman kaldı.biz zaten 2 kişilik çok güzel bir aileydik. Sen  geldiğinde minicik bir çekirdek aile olacağız. Zaten sıkıcı bir aile değiliz geldiğin de göreceksin. Çok eğleneceğiz.
Seni çok merak ediyorum. Kime benzeyeceksin,saçların var mı, Gözlerin ne renk... Bunların da bir önemi yok aslında çünkü ben umut ve dua ediyorum ki dünyaya sağlıklı bir çocuk olarak gelesin, hiç bir güçlükle karşılaşmadan. Ama olur da karşına bazı zorluklar çıkarsa yapabileceğim en iyisini yapacağım senin için.
Ve babanın da her zaman yanımda olacağını biliyorum.Sende bil.
Odan eşyaların her şey hazır seni bekliyor. Sen uzun zaman beklenen ve dua edilen bir bebeksin. Annemin bana söylediği ilk gözümün ağrısı sensin benim.Hayatımda her zaman çok özel bir yerin olacak bunu bilmelisin. Biliyorum ki herkesin evladı kendine kıymetlidir ama sen benim için apayrı bir yerdesin. Kabul olmuş duamsın.
Senden tek dileğim ve isteğim merhametli ve adaletli bir çocuk olman. Ben inanıyorum ki bu dünyayı merhametli ve adaletli çocuklar kurtaracak.
Seni kucağıma alacağım günü merakla bekliyorum
Annen Ayda...
                          20.06.2016
                          (37.hafta)





14 Haziran 2016 Salı

***GEBELİĞİM DE 36. HAFTA***


           
Herkese merhabalar
36.haftayı bugün bitirdik çok şükür .37.haftamıza doğru yol alıyoruz.Geriye bugün itibari ile 28 kaldı.Çok heyecanlıyız ve geri sayım başladı. 30'lu günlerden de düşünce her an artık hazırız.Bu hafta yine tuvalet koşturması vardı. Bebek aşağıya inmeye başladı bence, çünkü göğüs kafesimdeki sıkıntı artık geçti.Ama mesane baskısı arttı. Artık geceleri daha çok tuvalete kalkıyorum. Bebeğimin hareketleri azalmaya başladı onun da sebebi yeri daraldığı içinmiş. 
           
Bu hafta içerisinde deniz sezonunu da açtık. Hatta geç bile kalktık diyebiliriz :) Neyse ki bir yerden başladık... Çok özlemişim ama umarım doğum yapmadan bir kaç kez daha kendimi sahile atabilirim :)
           
Bu hafta içerisinde sağlık ocağında ki kontrolüne çağırıldım. Ve doktordan kocaman bir aferin aldım. Bu son kontolümdü ve sadece şimdiye kadar 10 kilo almıştım. Aslında ben bile şaşırdım bu duruma çünkü bu kadar yemeye rağmen 10 kilo ben bile gurur duydum kendimle :)
           
 Ama son zamanlar da beni bir kaşıntı tuttu ki anlatamam. İnternette bakınca değişik şeylerle karşılaşsam da sanırım benim durum yumurta ile alakalı çünkü havalar çok sıcak ve ben eskiden de ne zaman sıcakta yumurta yesem kaşınırdım. Zaten bebeğimin gelişimi çok şükür yerinde o yüzden yumurta yemeyi bıraktım bir süreliğine. 16 Haziran'da doktorumuza gidince  bunun bilgisini vereceğim tabi ki.
Sona doğru yaklaştıkça bebeğimizin doğumu için hazırlıklara da başladık. Canım eşim burda da bana çok yardımcı sağolsun. Babamızdan yana çok şanslıyız canım oğlum. Seni sağlıkla kucağımıza alacağımız günlerin hayalini kurup duruyoruz
         
          
36.haftamız da olanlar bunlardı. Benden yani bizden şimdilik bu kadar:)
Ayda'dan Sevgiler
Beni instagram hesabımdan da takip etmek için







***BEBEĞİMİN HEDİYELİK ŞİŞELERİ***



Herkese merhabalar
Oğlumun doğumu için hediyelikleri hazırlamaya devam ediyorum. Bu sefer eşimle beraber yaptık bu güzellikleri :)
Daha incelediğim örnekler de şişelerin içine  kolonya koyan var şekerleme koyan var bizim tercihimiz sıvı sabundan yana oldu :) Ama eminim bonibon ile de harika olurdu. Şimdi sıra da lavanta keseleri ve kurabiyeleri var onları da ben yapacağım .Tabi Mustafa Ata dayanamayıp geliyorum ben demezse♡♡♡
Ayda'dan sevgiler




Ayda'dan Sevgiler 

8 Haziran 2016 Çarşamba

***GEBELİĞİM DE 35.HAFTA***



Herkese merhabalar 35.haftayı da bugün  itibari ile bitirip 36.haftaya giriyoruz. Artık doğuma 1 ay zaman var bu tabi ki olağan hesaplama acaba oğlumuz bu kadar dayanacak mı???

35.haftamız doktor kontrolü ile başladı.. Ben randevuyu yanlış güne alınca 1 saatte bitecek işimiz sabah 8 buçuk akşam üstü 3 buçuğa kadar sürdü. Nst ye girdim çok şükür herhangi bir problem yok. Nst çeken hemşire bana emzirme eğitimi de verdi  . Çok güzel ve faydalı bilgiler ipuçları öğrendim. Daha sonra bunları da paylaşacağım. Daha sonra doktor muayenesinde de herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmadık. Çok şükür ki her şey yolunda ♡♡♡
Bebeğimizin  odası ve giysileri hazır. Geriye sadece doğumun da dağıtılacak hediyelikleri hazırlamak kaldı. Daha önceki yazıda keçe süsleri göstermiştim. Bunlar da benim amcamın oğlu tarafından odasını süslemek üzere gönderildi :) ♡♡♡
Hafta sonuna kadar genel olarak gündüzleri evde geçirdim çünkü havalar çok sıcak ve beni inanılmaz rahatsız ediyor evimde oturmak beni daha çok rahatlatıyor:) 
Cumartesi akşam annem ve kayın validem Balıkesir'den kalkıp bana doğum öncesi temizlik yapmaya geldiler. Ellerine sağlık evim mis gibi oldu... Çok yoruldular ama değdi :) 
Ve 35.haftanın son günü yine bir tüp bebek tedavisi gören bir arkadaşımızın pozitif sonuç haberini daha aldım nasıl mutlu oldum anlatamam. Bloğumu ve instagram hesabımı tüp bebek için takip eden ve bana bu yolla yazan mesaj atan o kadar çok insan var ki. İnanın onların güzel haberlerini alınca kendi hamileliğimi öğrendiğim zaman ki mutluluğumu yaşıyorum. Çünkü nasıl bir yoldan geldiklerini biliyorum neler yaşadıklarını tahmin ediyorum. Şimdi bu yazımı da okuyan diğer tedavi gören arkadaşlarım lütfen umudunuzu yitirmeyin. Bir gün her şey çok güzel olacak
Ayda'dan Sevgiler...
Beni instagram hesabımdan takip etmek için