25 Ekim 2018 Perşembe

MUSTAFA ATA TUVALET ALIŞKANLIĞINI NASIL KAZANDI




Herkese merhabalar
Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi Mustafa Ata artık bezi bıraktı, ve tuvalet alışkanlığı kazandı. Tabi ki bu öyle hadi gel artık çişimizi kakamızı tuvalete yapıyoruz ,tamam peki annecim gidelim diyerek başlamadı. Onun için altına yapmak ne kadar eğlenceli olsa da benim için sancılı bir süreçti. Çünkü çocuğun buna hazır olması kadar annenin de bu duruma hazır olması gerekiyor.
Mustafa Ata uzun zamandır hazır oldduğunun sinyallerini veriyordu ama o dönemlerde evde olmadığımız için hep erteledim.
Mustafa Ata'da ki en büyük belirti ise uykudan kuru kalkmasıydı. Çiş yaparken durarak yapıyordu, kaka yaparken saklanıyordu. Ve bezini istemiyor sürekli çıkarmak için çekiştiriyordu.
Ve 8 Ağustos'ta sabah uyanınca bezi çıkardık. Tüm gün takmadık. Ama tuvalet harici her yere yaptı. Gündüz uykusundan kuru kalktı. Ama tuvaletinin olup olmadığını sorunca yok dedi ama 5 dakika sonra yine gitti parkeye yaptı. Tabi ben sakin kalacağım, tepki göstermemeliyim diye içimde çığlıklar atıyorum. 
İkinci gün sabah yine kupkuru uyandı,çişe götürdüm yapmadı, bende zorlamadım ama biliyorum çişi var sürekli peşindeyim. Tabi ki yine parkeye yaptı,balkona yaptı.... Bense elimde bir bez bir vileda çiş nöbetindeyim. Gündüz uykusundan kuru kalktı. Ve ilk kez çişini tuvalete yaptı. Tabi bizim evde bir bayram havası... Ama havamız kısa sürdü bir sonra ki çiş yine yere oldu 😂
Üçüncü gün sabah uyandı sordum çiş yok dedi, bende kaderime razı olmuş bir şekilde tamam dedim. Nasılsa yere yapacak bende temizleyeceğim diye düşünürken geldi 
- Anne çiş dedi 
İtiraf ediyorum ilk bana anne dediğinde böyle duygulanmıştım birde anne çiş dediğinde 😄
günün devamında bazen söyledi bazen kaçırdı ama sonunda mantığını anlamıştı 
Ve dördüncü günde bu  işi çözmüştük. Artık tuvalete yapması gerektiğini biliyordu.
 Ama geçen günlerde havaların soğumasıyla bir kaç gün ufak ufak kaçırmalar oldu, ama biraz sıkı giydirince onu da hallettik.
Bizim o günden bu güne en büyük problemimiz Mustata Ata lazımlık kullanmak istemiyor,klozet küçültücü aparat aldım ona da oturmayı kesinlikle reddetti. İlk öğrendiği zamanlar da klasik tuvalete yapıyor orada biraz sa su ile oynuyordu ama şimdi havalar soğuk klozeti benim yardımımla küçültücü olmadan kullanıyor. Ara ara teklif ediyorum ama küçültücüyü bir gün kabul eder umarım.
Gelelim benim kendimce yaptığım şeylere,
Asla üstüne gitmedim, kızmadım. Altına yaptığında suçlamadım. Her seferinde olabilir annecim dedim.( İkinci gün gece yatakta ağladığım doğrudur 😂
Yatağının altına yatak koruyucu serdim.
Tuvaletini yaptıktan sonra sifona  basmasına, ellerini kendinin yıkamasına izin verdim. Suyu çok sevdiği için ona teşvik oldu bence :)
Evet itiraf ediyorum hala daha çişimize kakamıza bay bay diyoruz 
Erkek çoçuğu biraz daha kolay sanırım tatil boyunca yanımda su şişesi işe gezdim tuvalet bulamadığımız yerde çok işime yaradı.
Siz bezi bırakmadan önce bol bol iç çamaşırı stoklayın. Ben yaz günü yeter diye düşünürken 2. gün çamaşır almaya çıktım :)
Çocuğunuz oyun dalsa bile siz dalmayın ufak tefek kaçamakları da maruz görün :)
 Eğer çocuğunuz da ki sinyalleri doğruysa asla pes etmeyin. Çünkü bir kere pes edip beze başlarsanız aynı sıkıntıları yeniden yaşayacaksınız. Ben emzirmeyi bıraktığımda da  ilk 3 gün çok zorlanmıştım. 
Tuvalet alışkanlığı kazandırmadan önce de çok okudum, deneyimli arkadaşlarıma sordum ve hepsi gece çişe kaldırmaya alıştırma dedi. Bende öyle yaptım,yatmadan tuvalete götürdüm yatırdım. Çünkü gece çişe kalkan çocuklarda bu alışkanlık okul dönemine kadar devam ediyormuş. Aklınız da olsun.
Şimdilik  herşey yolunda. Umarım böyle de devam eder. Ben aklımda olanları ve not aldığım şeyleri yazdım. Yine bir anne olarak sormak isterseniz bu postun altına yorum yazabilir yada instgaram hesabımdan bana ulaşabilirsiniz

Buray kadar okuduysanız çook teşekkür ederim
Sevgiler Ayda'dan
💛💛💛










3 Eylül 2018 Pazartesi

BOZCAADA GEZİSİ




Herkese merhabalar

Uzun zamandır gitmek istediğim hatta 2018 hedeflerimden biri olan Bozcaada gezisini sonunda yapmış bulunuyorum.

Gönül isterdi ki dolu dolu her yerini gezebileyim ama eşim yanında değildi ve Mustafa Ata benimleydi demem sanırım durumu yeterince özetlemiştir :)

Canım arkadaşım güzel insan Bircan ile birlikte bu geziyi gerçekleştirdik. Aslında yola çok keyifli başlamıştık. Ama aracımız yolda arıza yaptı ve çok zaman kaybettik. Ama yine de içimizde ki adayı görme isteği bizi yoldan çeviremedi :)
Bozcaada'ya gitmek için Geyikli'den feribota binmeniz gerekiyor. Her saat başı Geyikli ve Bozcaada'dan karşılıklı iki feribot kalkıyor. Araç ile geçecekseniz 45 lira, sadece feribot kullanacaksanız kişi başı gidiş dönüş 7 lira gibi uygun bir ücret ödüyorsunuz. Adaya gidiş yaklaşık 40 dakıka sürüyor. İtiraf ediyorum iki çocukla da çok bir şey anlamıyorsunuz :)
Bozcaada Çanakkale'ye bağlı Türkiye'nin üçünçü büyük adası. Çanakkale Boğazının hemen girişinde yer alıyor. Türk ve Rum nüfus ağırlıklı.
Antik çağda Leukophrys, Yunan Mitolojisinde Tenedos adıyla anılan Bozcaada, stratejik konumundan dolayı çağlar boyunca birçok kez istilaya uğramış ve el değiştirmiş. Adadaki nekrapol sahasında yapılan kazılardan anlaşıldığı üzere adanın tarihi M.Ö. 3000 yıllarına dayanıyor. Adanın bilinen ilk sakinleri Pelasg'lar. Daha sonra sırasıyla Fenikeliler, Atinalılar, Yunanlılar, Persler, Büyük İskender, Bizanslar, Cenevizler, Venedikler ve Osmanlılar adaya hakim olmuş. 
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra Bozcaada, Türkler için önem kazanmış ve 1455’te Osmanlı topraklarına katılmış. Bu tarihten itibaren Osmanlılar ve Venedikliler arasında Bozcaada için mücadeleler olmuş ve adanın hakimiyeti zaman zaman Venediklilere geçmiş. 
Osmanlı yönetiminde geçen uzun bir dönemden sonra, Balkan Savaşları sırasında 1912’de Yunanistan tarafından işgal edilen ada, 1923 Lozan Anlaşmasıyla Gökçeada ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmış.
Adada üzüm bağları ve bu üzümlerden yapılmış şarapları tatmak mümkün. Ben tabi Mustafa Ata'yla bu keyiften mahrum kaldım. Ama eşimle de yeniden gidip adada 1-2 gün geçirmeyi planlıyoruz.
Ayrıca adanın hemen girişinde yöresel reçellerin, sabunların , baharatların  ve daha bir sürü şeyin satıldığı mini bir pazarda mevcut.
Mutlaka gidilip görülmeli ve bu güzellikten mahrum kalınmamalı diye düşünüyorum.
Ayrıca gidince renk renk çiçeklerle süslü sokaklarını gezmeli ve bol bol fotoğraf çektirmelisiniz.
Kendi adıma söylemeliyim 3-4 saatlik bir ada gezisi bile beni hayliyle mutlu etti. Adada ki genel mutluluk havası insanın ruhunu sarıyor. Söylemeden geçemeyeceğim asıl bir güzellik ise Eylül ayı içinde adada bağ bozumu şenlikleri varmış. Bunu kaçırdığım için gerçekten üzüldüm ama yeter ki sağlık belki de bir sonraki gidişim bağ bozumu şenliklerine denk gelir kim
bilir...
Benim söyleyeceklerim bu kadar
Mutlaka gidin,gezin ve görün...
Aşağıya mutlu fotoğraflarımızı da ekledim.
İki çocukla neler neler yaşadık hepsi aşağı da.
Buraya kadar okuduysanız ben sizi fotoğraflarla baş başa bırakayım. Bir sonra ki gezi yazımda görüşmek üzere.
Beni instagram hesabımdan takip etmek için
Sevgiler Ayda'dan
💛💛💛




































29 Ağustos 2018 Çarşamba

Kendi Aracınızla Yurt Dışına Çıkmak Artık Çok Daha Kolay!

                                          
Kendi aracınızla yolculuk yapmak gibisi yok! Dilediğinizde mola verirsiniz, canınızın çektiği gibi yemek yersiniz. Gittiğiniz yeri bir turist değil, gerçek bir gezgin gibi keşfedersiniz.
Üstelik aracınızla yurt dışına çıkmak için yapmanız gereken işlemler de her geçen gün biraz daha kolaylaşıyor. Bugünlerde, yeni tip bir çipli ehliyete sahipseniz, Yeşil Kart Poliçenizi yaptırarak sınırı kolayca geçebilirsiniz. Üstelik artık bunu yaptırmak için bir yere gitmeniz, belgelerin peşinde koşmanız da gerekmiyor. 
Anadolu Sigorta, Türkiye’de ilk defa Yeşil Kart poliçesini online olarak alma imkanı sunuyor. www.anadolusigorta.com.tr adresini ziyaret edip, plakanızı ve TC kimlik numaranızı girerek işlemi onayladığınız takdirde poliçeniz kapınıza kadar geliyor. Size de seyahat rotanızı çizmek kalıyor. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Temmuz 2018 Salı

KAKAOLU CATLAK KURABİYE


Herkese merhabalar
Uzun zamandır yine bloğumu ihmal ettim farkindayim🙊
Öncelikle affınıza sığınıyorum ve geliyorum konumuza.
Bugün size çok sevdigim ,az malzemeli sadece biraz dikkat isteyen enfes bir kurabiye tarifi vereceğim. 
Malzemeler
2 yumurta 
Yarım su bardağı toz şeker
Yarım su bardağı sıvı yağ
Bir çimdik tuz
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 kahve fincanı kakao
1.5 veya 2 su bardağı un
Öncelikle yumurta ve şekeri güzelce şeker eriyene kadar çırpıyoruz sonra üzerine un hariç diğer malzemeleri de ekleyip biraz daha çırpıyoruz.Daha sonra mikseri bırakıp unu yavaş yavaş ekleyerek ele yapışan bir hamur elde ediyoruz.Hamurumuzu 2 saat buzdolabında bekletiyoruz
(Bu çok önemli 😊)
Daha sonra hamurumuzdan 
  ceviz büyüklüğünde kurabiyeler yapıp pudra şekerine buluyoruz. 180' önceden ısıtılmış fırında 15 dakika pişiriyoruz. Çok fazla pişirmeyin hemen sertlesiyor.
Daha sonra soğuyunca servis yapabiliriz .




Afiyet Olsun
Beni instagram hesabımdan takip etmek için

Denerseniz benimle yorumlarınızı paylaşmayı unutmayin
Sevgiler Ayda'dan
💙💙💙





17 Mayıs 2018 Perşembe

LİMONLU ÇATLAK KURABİYE


Herkese merhabalar
Bugün mutfağınızı misler gibi limon kokutacak bir tarifle karşınızdayım.
Çay ve kahve saatleri için de çok ideal.
🍊🍊🍊
Gelelim yapımına
Malzemeler

2 Yumurta
1 Çay bardağı sıvı yağ
5 Yemek kaşığı pudra şekeri
7 Yemek kaşığı toz şeker
1 Limon kabuğu 
1 Limonun suyu
1 Paket vanilya
1 Paket kabartma tozu
 3 Su bardağı un
 ( benim klasik bardak.. Siz yumurta büyüklüğüne göre unu ayarlayın)

Öncelikle un hariç bütün malzemeleri mikser yardımıyla çırpıyoruz. Daha sonra unu yavaş yavaş ekleyip ele yapışmayan bir hamur elde ediyoruz. Hamurumuzu dinlenmesi için yarım saat buzdolabına kaldırıyoruz. Sonrasında dinlenmiş hamurumuza şekil verip tepsiye diziyoruz. Üzerine pudra şekeri eleyip 180' fırına veriyoruz. Çok çabuk pişiyor o yüzden kontrollü olun. Zaten pişmeye başladığını eve yayılan limon kokusundan anlayabilirsiniz
Fırından ilk çıktığında çok sıcak ve yumuşak olacağı için soğuyana kadar tepside kalırsa iyi olur..
Yapımı ile ilgili fotoğrafları aşağıya bıraktım.
Sizde denerseniz benimle yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın.
Ayrıca beni instagram hesabımdan da takip etmek isterseniz
Sevgiler Ayda'dan
💛💛💛💛





Bunlar da benim canım oğlumun yaptığı ilk kurabiyeler 🍪🍪🍪
                                


16 Mayıs 2018 Çarşamba

ÇEŞMİ NİGAR ÇORBASI


Herkese merhabalar
Bugün kökeni Osmanlı Sarayına dayanan bir çorba ile karşınızdayım. Aslına bakıldığında bildiğimiz klasik mercimek çorbası gibi görülse de ben daha besleyici olduğunu düşünüyorum..
Yapımı da oldukça basit

Malzemeler
1 Çay bardağı kırmızı mercimek
1 adet orta boy soğan
2 yemek kaşığı un
Sıvı yağ
1 litre su ( Tavuk suyu yada et suyu olabilir)
Tuz
2 yemek kaşığı tereyağ
Toz kırmızı biber
Karabiber

Terbiyesi için
1 Yumurta sarısı
Yarım çay bardağı süt
Yarım limon suyu

Soğanı yemeklik doğrayıp,tencereye yağ ile birlikte alıp kavuruyoruz. Üzerine unu ekleyip bir iki çevirdikten sonra mercimekleri de tencereye alıyoruz.  Daha sonra üzerine suyu ekleyip mercimekler pişene kadar bekliyoruz.
Mercimekler piştikten sonra rondodan geçiriyoruz.
Terbiye malzemelerini bir kasede çırpıp tencerede ki çorbanın üzerine ekleyip yeniden kaynayana kadar bekliyoruz.Altını kapatmadan tuzunu eklıyoruz Üzerine toz kırmızı biber ve karabiber ile hazırladığımız tereyağlı sosu ekliyoruz.  

İşte yapımı bu kadar basit.
Umarım denersiniz..
Ve denersiniz yorumlarınızı benimle paylaşırsanız çok sevinirim

Bana instagram hesabımdan ulaşmak için

Sevgiler Ayda'dan
💛💛💛




13 Mayıs 2018 Pazar

ÇOK ŞÜKÜR Kİ ANNEYİM...





Kim yazmış bilmiyorum ama ne de doğru yazmış.

Doğurmuş...
Doğurmamış...
Doğurduğunu bağrına basmış...
Doğurduğunu bağrına bile basamamış...
Doğurmadığını bile bağrına basmış...
Kendi anne olan...
Vicdanı anne olan...
Ruhu anne olan...
Bütün kocaman yürekli kadınlara...
Ve bir evlada anne gibi şefkatle sarılabilen adamlara selam olsun...
Gidenler nur olsun...
Kalanlar sağ olsun... 

Bütün kadınların Annneler Günü Kutlu Olsun

💛💛💛

Anne olmak için verdiğim mücadeleyi emeği bilen, sırf bu sebeble bloğumdan bana ulaşan anne olan,olamayan,şuan da hamile olan bütün kadınların ''ANNELER GÜNÜ'' nü canı gönülden kutluyorum..

Ve tabi ki annem ve kayınvalidemin de günlerini kutlamadan geçemeyiz.. İyi ki varlar.. 

Sevgiler Ayda'dan
💛💛